RÖPORTAJ Haberleri
Büyük hayatın küçük modeli; Satranç

Önünüzde bir tahta ve üzerinde taşlar… Belki de tüm hayatınız orada. Hamleniz, riskiniz, öfkeniz, sabrınız, kararlarınız.. Her şey bir oyundan ibaret. Ve bu tahta, taşlar size yaşam adına çok şey kazandırıyor. Düşünüyorsunuz, hamlenizi yapıyorsunuz. Geri dönüşü olmayan yolculuklara çıkıp saygıyla sonuca boyun eğiyorsunuz… Satrancı, Satranç Federasyonu Başkanı Gülkız Tulay’la konuştuk…(Çiğdem Kurut’un röportajı..)

Büyük hayatın küçük modeli; Satranç
PAYLAŞ
A
Haberi Oku

 

Satranç denildiği zaman akla ne geliyor?  Sizce satranç nedir?

Satranç, stratejik ve analitik düşünmeyi sağlayan, sporcusuna analiz yeteneği kazandıran, birleştirici, bütünleştirici bir spor dalı. Özgüveni yüksek, akılcı, analitik nesiller için satranç sporu çok önemli. Satrancın en önemli kazanımlarından biri de sabır ve yenilgi karşısında ders çıkartıp, bir sonraki karşılaşmada atılması gereken hamleleri önceden planlamayı öğretmesi.

Satrancın yaygınlaşmasıyla birlikte “O kadar da zor değilmiş.” şeklinde cümleler duyuyor musunuz?  

Evet, satranç eskiden insanlar açısından daha kapalı bir kutu gibiydi. Yaygınlaşması, daha fazla ve farklı mekanlarda oynanmaya başlaması, yaşı küçük çocukların da satrancı iyi oynamalarından kaynaklı bu algının kırıldığını düşünüyoruz.

Satrancı herkes oynayabilir mi?

Federasyon başkanı olduğum zamanlarda bize birtakım sorular geliyordu. Bunlardan birisi de “Zeki insanlar mı satranç oynayabilir?” şeklindeydi. Bu soruya bizim cevabımız tabi ki her zaman “Hayır.” Bana göre bunun sebebi satrancın zor bir oyun olarak görülmesi ve zor olan bu oyunu da sadece zeki insanların oynayabileceği düşüncesinin yaygın olması. Herkes satranç oynayabilir. O kadar farklı kesimlerde satranç oynanıyor ki; baktığınızda bir meydanda,  parkta, anaokulunda, kurumların lobilerinde vb. yerlerde bunu görebiliyoruz. Bu sayede de algı değişmiş oldu. Biz de bu bağlamda birçok alana bahçe satrançlarını yerleştirmeye başladık. Daha çok alanda, herkesin ulaşmasını sağlamaya çalıştık.

Bazı sporlarda veya oyunlarda olduğu gibi satranç için de pahalı malzemeler gerekli midir?

Hiç değil. Öğrenmek isteyenler için çok rahat ulaşılacak bir beyin jimnastiğidir satranç. Gerek online platformlarda gerekse Federasyonumuzun il ve ilçe teşkilatlarında, faklı kurumlarda, bahçe ve parklarda isteyen herkes satranç oynayabilir. 2005 yılında MEB ile yapılan bir protokol neticesinde okullarımızda da çok yaygın hale geldi. Ana sponsorumuz Türkiye İş Bankası tarafından 21 bin okulda satranç sınıfı açtık. Türkiye genelinde yaklaşık 45-50 bin okul var ve biz yarısında satranç sınıflarımızı oluşturmuş olduk. Ve bu sınıflar, satranç öğrenmek isteyen çocuklarımız için son derece önemli proje oldu. Oynamaları konusunda özellikle küçük yaştaki çocuklar ve öğrencilere hep tavsiyelerde bulunuyoruz. Çünkü satrancın kazandıracağı özelliklerin çocukların eğitim öğretim hayatlarına da katkı sağlamasını istiyoruz.

Satranca başlama yaşı nedir ve ne kadar sürede öğrenilir?

Günümüzde satranç oynama yaşı 4’e kadar düştü. Satrancı oynamanın ve öğrenmenin ne yaşı ne de cinsiyeti var. Alt yapı ve malzeme bakımından da kolay ulaşılabilir bir spor. Bu durumun getirdiği olumlu sonuçlar, sürece olumlu katkılar sağlıyor. Türkiye Satranç Federasyonu web sayfamız,  il ve ilçe teşkilatlarımız çok aktif olduğu için de ilgili olan insanlar kolayca öğrenebilmekte, faaliyetlerimizden haberdar olmakta ve oynayabilmekteler.

Satranç bir insana neler kazandırıyor? Hayatına ne gibi katkılarda bulunuyor?

4-5 yaşında bir çocuk satranç oynamaya başlayınca saatlerce oturup düşünmeyi öğreniyor. Belki de en önemli kazanımı bu. Çünkü o yaşlardaki çocukları bir yerde tutmak zordur. Saygılı olmayı öğreniyorlar. Satrancın en temel kurallarından birisi oyuna başlamadan önce rakibine başarılar dilemektir, saygı duymaktır. Zaman kullanımını iyi öğretir. Satranç, oyunculara son derece güzel erdemler kazandıran bir spordur.

Oyuncular bütün bir hayatı o satranç tahtasının üzerinden yaşıyor, organize ediyor, öğrenip uyguluyor diyebilir miyiz?

Kesinlikle. Zaten usta bir satranççının kullandığı çok güzel bir söz var, “Satranç büyük hayatın küçük modelidir.” Sorunuzla bu cümle birebir örtüşüyor. Oyuncu o masada, satranç tahtasının başında hızlı hareket ediyor, bunun avantajını ya da dezavantajını yaşıyor. Düşünmesi gerekiyor, iyi bir hamle yaptığını düşünürken rakibi ondan daha iyi hamle yaparak onu mağlup edebiliyor. Bu nedenle de daha dikkatli düşünüp hareket etmesi gerektiğini anlıyor. Algılamanız ve konsantrasyon gücünüz de artmış oluyor. Satranç sporcularının en iyi özelliklerinden birisi de müthiş bir hafızaya ve dikkate sahip olmalarıdır. Okudukları bir metindeki yanlışı hemen bulabilirler. Aslında fotografik bir hafızaya sahip oluyorlar. Müthiş bir özeleştiri yeteneğine de sahip olmuş oluyorlar. Bana göre kazandırdığı en büyük özelliklerden birisi oyuncunun maçı kaybetse bile taşları yeniden dizerek rakibini tebrik edip maçı öyle tamamlaması, analiz odasına beraber giderek analizlerini yapmaları ve centilmenliği elden bırakmamalarıdır. Oyuncuların kaybetmeyi hazmederek erdemli bir davranış içinde olmaları bence satrancın ne kadar özel bir spor branşı olduğunu çok net ortaya koyuyor. Oyuncuların eşit şartlarda yarıştıklarının bilincinde oldukları ve kaybetmeye hiçbir bahane bulamayacakları bir spor dalı. Saygı çerçevesinde itiraz etmeyi öğreniyorlar. Ben birçok anne babadan çocukları ile ilgili şunu duyuyorum; “Çocuğum kendini savunamazdı, bir yere gittiğinde hakkını savunamaz, itiraz edemezdi. Ama satranç oynamaya başladıktan sonra kendini çok güzel savunmaya başladı.” Bu da gerçekten göz ardı edilemeyecek bir özellik. Bizim yaş grupları dediğimiz 81 ilden 7-18 yaş arası sporcuların yarıştığı ve son yıllarda katılımın çok arttığı Türkiye şampiyonalarımız var.  Burada yarışan engelli öğrencilerimiz oluyor. Mesela ileri derecede kas hastası bir kızımız var, çok başarılı. Defalarca Türkiye birinciliği aldı. Galatasaray Üniversitesi’nde okuyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Haftası’nda yaptığımız Türkiye Kadınlar Satranç Şampiyonası’nda üçüncü oldu. Hayata tutunmanın en önemli yollarından birinin satranç olduğunu her yerde ifade ediyor.

Türkiye’ye baktığımızda “Diğer ülkelere göre iyi bir yerdeyiz” diyebilir miyiz?

Kesinlikle diyebiliriz. “Daha iyi olmalıyız”ı bile az kullanır olduk. Şu an dünyaya baktığımızda Türkiye satranç ülkesi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Türkiye’de zaten çok yaygınız, 900 bine yaklaşan lisanslı sporcumuz var. Hedefimiz 1 milyon. Lisans sahibi olmadan da bu sporu yapan birçok sporcumuz bulunmakta. Ancak turnuvalarda yarışmak için lisans kuralımız var. Yurtdışındaki turnuvalara göndermiş olmak için göndermiyor, derece bekleyerek çok sık sporcu gönderiyoruz. Nerdeyse turnuvalardan madalyasız, kupasız gelen sporcumuz olmadı. Bugün bile Avrupa Genç Takımlar Şampiyonası’ndan bir madalyayla dönüyoruz. Geçtiğimiz hafta sporcularımız Polonya’da gerçekleştirilen Avrupa Okullar Satranç Şampiyonası’ndan 9 madalyayla döndü. Türkiye artık ciddi bir rakip oldu. Çok başarılı eğitim programlarımız var. Çok iyi ve güçlü bir antrenör ekibiyle çalışıyoruz. Gerek dünyadan getirdiğimiz antrenörler, gerekse ülkemiz antrenörleri gayet başarılılar. Olimpiyatlar bir spor branşının en üst yarışma birimidir.  Bizde de iki yılda bir yapılan satranç olimpiyatları var. Nereden nereye geldiğimizi yıllara göre şu şekilde sıralayabiliriz. Ben 2012 yılının Kasım ayında Federasyon Başkanı oldum,  2016’dan itibaren de 2. dönemimdeyim. 2012 yılında 40. Satranç Olimpiyatları’nı İstanbul’da yaptık ve 42. sıradaydık. Hemen ardından 2014 yılında Tromso’da olimpiyatlara katıldık, 21. olduk. 2016’da Bakü Satranç Olimpiyatları’na katıldık ve orada da 6. olduk. İlk 10 ülkenin davet edildiği Dünya Takımlar Satranç Şampiyonası’na davet edildik. Türkiye, tarihinde ilk defa Dünya Takımlar’dan davet alarak bu en üst organizasyona katıldı ve şampiyonanın gerçekleştiği Rusya’da ise dünya 5.si oldu. Sporcularımızın göstermiş oldukları performans ile gurur duyduk. Dünya satrancının devler liginde, artık Türk satrancı da var’ dedik ve bunu tüm dünyaya ispat ettik.

Önümüzdeki dönemde ne gibi projeleriniz ve turnuvalarınız olacak?

Güzel yurdumuzun kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına durmadan, yorulmadan satranç sevgisini taşımaya devam edeceğiz. Kusursuz organizasyonlarımız, coşkulu ve renkli etkinliklerimiz, hayatları güzelleştiren projelerimizle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

TSF olarak Edirne’den Malatya’ya, İzmir’den Ankara’ya, Mersin’den Burdur’a kadar Türkiye’nin dört bir yanında Belediyelerimizin desteği ile uluslararası turnuvalar düzenliyoruz.

Ayrıca dünya satranç otoriteleri tarafından tescillenen organizasyon başarımız sayesinde dünyanın en önemli satranç şampiyonalarına ev sahipliği yapacağız. 2018 Dünya Gençler Şampiyonası, 2018 Dünya 16 Yaş Altı Satranç Olimpiyatı, 2019 Avrupa Kadınlar Satranç Şampiyonası ve 2020 Avrupa Yaş Grupları Şampiyonası gibi çok önemli organizasyonları ülkemizde gerçekleştireceğiz.

Projelerimizle toplumun her kesimine dokunmaya, tüm Türkiye’yi satrancın barış, kardeşlik, centilmenlik dünyasında buluşturmaya devam edeceğiz. Suça sürüklenmiş çocuklardan sevgi evlerine, şehit ailelerimizden engelli çocuklarımıza kadar bu coşkuyu taşımaya devam edeceğiz.

Yorumlar (0)

bursa escort- bursa bayan escort- escort bursa- görükle escort- escort bayan bursa- bursa escort bayan- görükle escort bayanlar- escort konya- konya bayan escort-