Evrensel Bilgi Üretiminde Stratejik Bir Adım
Türkiye’de ilk kez düzenlenen bu uluslararası dev etkinlik; ulusal ve uluslararası pek çok yayınevinin temsilcisini, dünyanın dört bir yanından gelen seçkin akademisyenleri ve araştırmacıları Konya’da buluşturdu. Bilimsel bilginin niteliğinin, yayıncılık standartlarının ve küresel entegrasyonun masaya yatırıldığı zirve, akademik dünyamızın geleceği adına son derece ufuk açıcı oturumlara sahne oldu.

Akademik yayıncılık, bir ülkenin sadece akademik birikimini değil, aynı zamanda entelektüel bağımsızlığını ve küresel sesini de temsil eder. KAPS-2026, yerli akademik birikimimizin dünya sahnesinde daha gür bir sesle yer alması ve evrensel standartlarla buluşması adına mükemmel bir köprü vazifesi gördü.

Tarih ve Medeniyet Şehrinde Bilim Rüzgarı
Bu tür uluslararası organizasyonların sadece akademik boyutu yoktur; aynı zamanda yapıldığı şehrin tanıtımına, kültürel ve turistik değerinin küresel ölçekte duyurulmasına da büyük katkı sunar. Mevlana’nın hoşgörü iklimiyle harmanlanan Konya, bu kez de bilim insanlarının fikir alışverişinde bulunduğu küresel bir akıl merkezi haline geldi. Gelen konukların şehrimizin tarihi dokusunu, misafirperverliğini ve kültürel zenginliklerini deneyimlemesi, organizasyonun kültürel diploması açısından da ayrı bir başarıdır.

Emeği Geçenlere Teşekkür
Böylesine vizyoner ve ilk olma niteliği taşıyan devasa bir organizasyonun altından başarıyla kalkmak, güçlü bir liderlik ve coşkulu bir ekip çalışması gerektirir. Bu vizyonun hayata geçirilmesinde öncülük eden Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu hocamızı, geceli gündüzlü çalışan kıymetli akademisyenleri, üniversitenin idari personelini ve bu büyük heyecanı paylaşan sevgili öğrencileri en kalbi duygularımla tebrik ediyorum.

KAPS-2026; ülkemizin akademik yayıncılıkta attığı bu sağlam adımlarla, geleceğin bilim dünyasında daha iddialı bir konuma geleceğinin en net göstergesidir. Konya’dan yükselen bu bilim ve yayıncılık ışığının, tüm Türkiye’ye ve dünyaya ilham vermesi dileğiyle...

***

Gazilerimizin Gününü Kutladık
Vatanımızın bağımsızlığı, ülkenin bölünmez bütünlüğü ve milletimizin huzuru uğruna canlarını hiçe sayarak kahramanca mücadele eden gazilerimizin 19 Eylül Gaziler Günü'nü geçtiğimiz hafta sonu tüm yurtta olduğu gibi Konyamızda da kutladık.

Bu anlamlı günde; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, ebediyete irtihal eden tüm kahraman gazilerimizi ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, hayatta olan gazilerimize ve kıymetli ailelerine sağlıklı, huzurlu ve uzun ömürler diliyorum.
***

Kulübe Haciz mi, Vefasızlık mı? Konyaspor Gündemindeki O Olay
Konyaspor, Türk futbolunun köklü ve camia yapısıyla örnek gösterilen kulüplerinden biridir. Ancak son günlerde yaşanan gelişmeler, taraftarın kalbini derinden yaralayan ve "vefa" kavramını yeniden masaya yatıran bir tartışmayı fitilledi. Kulübün eski bir yöneticisinin, alacaklarına karşılık takım otobüsüne haciz koydurması, yeşil-beyazlı camiada büyük bir infial yarattı.

Alacak Haklı, Yöntem Haksız mı?
Elbette her bireyin veya kurumun yasal hakları vardır. Kulübe verilen borçlar, yapılan harcamalar ticari ve hukuki birer gerçektir. Ancak mevzu bahis olan bir spor kulübü, özellikle de milyonların sevdası olan Konyaspor olduğunda, mesele sadece soğuk maddelerden ibaret kalmıyor.

Bir kulübe yönetici olmak, sadece protokolde yer almak veya maç izlemek değildir; zor günde elini taşın altına koyabilmektir. Konyaspor’un arması altında yöneticilik yapıp adını duyuranlar, bu makamların getirdiği manevi sorumluluğu da taşımak zorundadır. Takım otobüsüne haciz getirmek gibi ses getiren ve kulübün hareket alanını kısıtlayan bir hamle, hukuki olarak bir hak arayışı gibi görünse de vicdanlarda karşılığı olmayan ağır bir hamledir.

Fatih Özgökçen Örneği ve Erdemli Duruş
Bu noktada geçmişin mazisine ve hafızasına baktığımızda karşımıza çok daha farklı bir profil çıkıyor. Konyaspor'un eski başkanı ve şimdiki AK Parti Konya İl Başkanı Av. Fatih Özgökçen, geçmiş dönemde kulüpten olan alacaklarını hiçbir karşılık beklemeden kulübe bağışlamıştı.

İşte aradaki fark tam olarak budur: Vefa ile menfaat arasındaki ince çizgi.

Fatih Özgökçen ve benzeri isimler, kulübün dara düştüğü anlarda kişisel çıkarlarını bir kenara bırakıp "önce Konyaspor" diyebilme erdemini göstermiştir. Çünkü Konyaspor, bu şehre ve bu camiaya çok şey kazandırır; buradan beslenen, burada kariyer ve tanınırlık elde eden kişilerin de ilk borcu, zor günde kulübe omuz vermektir. Alacağını adliyeye taşıyıp otobüse haciz koydurmak, bu camiaya hizmet etmiş olmanın ruhuyla bağdaşmaz.

Konyaspor Kimsenin Ticarethanesi Değildir
Konyaspor, şahısların geçici heveslerinin ya da ticari alacaklarının tahsil merkezi değildir. Bu kulüp, bu şehrin sokaklarında yaşayan milyonların ortak paydasıdır. Eski yöneticilerin bu tarz yaklaşımları, kulübe duyulan güveni sarsmakla kalmıyor, aynı zamanda gelecekte görev alacak idealist isimlerin de hevesini kırıyor.

Yazıklar olsun; kulübün imkânlarıyla adı duyulanların, sıra fedakârlığa geldiğinde sırtını dönmesine ve hatta kulübü zor durumda bırakacak adımlar atmasına...

Konyaspor büyüktür; bu tür vefasızlıkları da hırsları da unutmaz, zamanı geldiğinde defterleri kapatır. Ancak geriye kalan, o otobüsteki haciz yazısı değil, camianın vicdanına kazınan o hayal kırıklığı olur.

***

Konya’dan Dünyaya Yükselen Kardeşlik Sedası: 23. Uluslararası Konya Mistik Müzik Festivali
Konya, tarih boyunca hünkarı Hazret-i Mevlana’nın “Gel, ne olursan ol yine gel” çağrısıyla insanlığın buluşma noktası olmuştur. Bugün ise bu kadim şehir, ruhları dinlendiren, kalpleri birleştiren çok özel bir gelenekle yeniden dünyanın kalbinde yer alıyor. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde kapılarını açan 23. Uluslararası Konya Mistik Müzik Festivali, 21-30 Eylül 2026 tarihleri arasında şehri mistik ezgilerin ve evrensel barışın merkezi haline getiriyor.

Şehre Yayılan Yaşayan Bir Festival
Bu yıl yirmi üçüncüsü düzenlenen festival, ezber bozan bir yenilikle karşımızda. Etkinlikler, kapalı salonların sınırlarını aşarak şehrin tamamına yayılan, yaşayan bir organizasyona dönüşüyor. Konserlerin tamamının halka açık ve ücretsiz olması ise bu manevi atmosferin herkese ulaşmasını sağlayan en anlamlı detaylardan biri. Sokaklarda, meydanlarda ve tarihi mekanlarda yankılanan sesler, Konya’nın ruhunu adeta yeniden harmanlıyor.

Kültürlerin Buluşma Noktası
Festival, sınırları aşan evrensel bir dili, müziği, en saf haliyle buluşturuyor:

Küresel Katılım: Romanya, Hollanda, Kolombiya, Rusya, Tayvan, Tunus ve Küba gibi dünyanın dört bir yanından gelen 10 uluslararası müzik grubu, kendi kültürlerinin mistik ve geleneksel tonlarını Konya’ya taşıyor.

Yerli Mirasımız: Ülkemizin zengin müzik kültürünü gururla temsil eden 10 yerli topluluk, Anadolu’nun köklü seslerini dünya sahnesine yansıtıyor.

Farklı coğrafyalardan gelen bu sesler, Mevlana’nın evrensel barış ve kardeşlik etrafında şekillenen felsefesinin günümüzdeki en güçlü yansıması oluyor.

İnsanlığın Yaralarına Merhem Olan Ezgiler
Dünyanın dört bir yanında acıların, belirsizliklerin ve yorgunlukların yaşandığı bir dönemde, Konya’dan yükselecek uhrevi ezgiler adeta insanlığın ortak yaralarına sürülen bir merhem niteliğinde. Mistik müzik, kelimelerin bittiği yerde başlayan ve doğrudan kalbe hitap eden bir lisan. Bu festival vesilesiyle Konya’dan yayılan ses; önyargıları yıkan, dilleri ve inançları buluşturan kardeşliğin en güçlü sedası olarak yankılanıyor.

Emeği Geçenlere Teşekkür
Uluslararası ölçekte böylesine prestijli, kapsayıcı ve vizyoner bir organizasyonu şehrimize kazandıran, kültür ve sanata verdiği değerle her daim örnek olan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay başta olmak üzere, bu dev organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve çalışanları yürekten tebrik ediyorum.

Mevlana’nın diyarı Konya, bu festivalle bir kez daha dünyaya sevginin, hoşgörünün ve barışın başkenti olduğunu haykırıyor. İyi ki varsın Konya; sesin hiç susmasın!

Bu coşkulu festivalde hangi ülkenin müziğini veya yerli topluluğu dinlemek için sabırsızlanıyorsunuz?